Advert
İstiaze Allah'a Sığınmak.
Abdurrahman AKÇAY

İstiaze Allah'a Sığınmak.

Advert

         Müslüman bir kimsenin herhangi bir işe başlarken ve herhangi bir münasebetle "Euzü billahi mine'ş-şeytani'r-racîm", yani; "Kovulmuş (iyilikten uzaklaştırılarak, lânetlenmiş) olan şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım” cümlesini söylemesi bir vecîbedir, bir vazifedir.

         Bir imtihan yeri olan bu dünya hayatında insanın en büyük düşmanı şeytandır. O, insanı aldatmak, doğru yoldan saptırmakla görevlidir. Bu görevini gerçekleştirmek için de gizli-açık bir çok yola başvurur.

         Bu nedenle inanan kişi, şeytanın oyunlarına karşı daima uyanık olmalı, aklını kullanarak peygamberlerin gösterdiği yoldan gitmelidir. Bunun yanı sıra insana yaraşan daima Rabbına sığınması, koruyucusunun O olduğunu bilmesidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

     "Kur'an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın" (Nahl, 16/98).

       Kur'an, Allah'ın insana gönderdiği talimatıdır. Şeytan, Kur'an okuyan kişiyi, Kur'an'ı anlamaktan ve onunla amel etmekten vazgeçirmek için var gücüyle uğraşır, kalbine vesvese sokarak Kur'an üzerinde düşünmekten onu alıkoymaya çalışır.

                Şeytanın şerrinden Allah'a sığınmak, yani euzü-besmele çekmek, Kur'an tilavetine başlamak için bir mukaddimedir. Böylece Kur’an okumaya başlayacak olan kimse samimi bir kalb, ve açık zihinle Kur'an'ı okumağa başlar.

    İnsan oğlunun yaşadığı ilk tecrübe ; Hz. Adem ve Hz. Havva'nın rabbine sığınması:

Bakara: 35

          Dedik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”

Taha: 20/117

Biz de şöyle dedik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun.”

Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”

Bütün Peygamberler çeşitli vesilelerle Allah'a sığınmışlardır:

Hz. Nuh'un Bilgisi olmadığı şeylerden Allah'a sığındı:  Hud, 11/47

Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.

 

Hz. Yusuf Gayri meşru birliktelikten, Kardeşlerinin haksıızlığından Rabbine sığındı:

Fatır 35/6

Fussilet 41/36

Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Allah resulü yatmadan önce muavezeteyn okumayı prensip edinmişti.

 Şimdi değerli kardeşlerim bu iki sürede Peygamber (s.a.v.)’e ve dolayısıyla biz Müslümanlara nelerin tavsiye edildiğine ve nelerden sakınılması gerektiğine kısaca bakalım;

 

Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır.

"Ey Muhammed! De ki: Sığınırım, ağaran sabahın Rabbine; yarattıklarının şerrinden, çöktüğü vakit karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden, haset ettiği vakit, haset edenin şerrinden" (Felak, 113/1-5).

1- “ağaran sabahın Rabbine” Buradaki “felak” kelimesi yarmak, çatlatıp ayırmak manalarına gelmektedir. Yani gecenin karanlığını yarıp gelen aydınlığa(sabaha), Gecenin o ürkütücü karanlığından gündüzün aydınlığına çıkaran Rabb’e sığınırım.

      2- “yarattıklarının şerrinden”  Maddî-manevî, dünya ve ahiretle ilgili, insan ve cin ile ilgili bütün şeytanların şerrinden, günahların ve hevânın şerrinden, yırtıcı hayvanlar, böcekler kısacası bütün kötülüklerden, bütün şerlerden Allah’a sığınırım.

      3- “çöktüğü vakit karanlığın şerrinden” Çünkü suçlar çoğunlukla gece karanlığında işlenir. Rasulullah'ın hayatına son vermek isteyenler de katilin kim olduğu bilinmesin diye bu cinayeti gece karanlığında yapmayı planlıyorlardı. Onun için, özellikle gece ortaya çıkan bütün afet ve şerlerden Allah'a sığınılması telkin edilmiştir.

      4- “düğümlere üfleyenlerin şerrinden” Yani, sihirbazların şerrine karşı fecri getiren Rabb'e sığınırım.

      5- “haset ettiği vakit, haset edenin şerrinden” "Hased"in anlamı bir şahsın, Allah'ın verdiği bir nimet yada faziletin başkasında da bulunmasından hoşlanmamasıdır. Veya o nimetlerin ondan alınıp kendisine verilmesini ve eğer kendisine verilmediyse başkasına da verilmemesini istemesidir. Hased edenin şerrinden Allah'a sığınmanın manası; hased eden kişinin başkalarında bulunan iyiliği, söz ve fiili ile yok etmeye çalışmasından Allah'a sığınmaktır.

      Rabbim bizleri saymış olduğumuz bu sıkıntılı durumlardan muhafaza eylesin.

       Muavvizeteyn” dediğimiz sürelerden bir diğeri ise; “Nâs” süresidir:

  "Ey Muhammed! de ki: Cin ve insanlardan olan ve insanların kalplerine vesvese veren, o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Rabbi, insanların mâliki ve insanların mâbudu olan, Allah'a sığınırım " (Nâs, 114/ 1-6);

1- “insanların Rabbine” Yani insanları yetiştiren, mürebbisi, sahibi ve efendisi olan Allah’a.

2- “insanların mâlikine” Yani bütün insanların padişahı ve hükümdarı olan Allah’a.

3- “insanların mâbuduna” Yani, insanların gerçek mabudu olan, kendisine ibadet edilmesi gereken gerçek mabuda Allah’a.

4,5- “insanların kalplerine sinsice vesvese veren, vesvesecinin şerrinden” Yani, tekrar tekrar vesvese veren, insanın kalbine ona hissettirmeden peşpeşe kötü düşünce sokan,

      Vesvese veren ve geri çekilen, tekrar tekrar gelerek vesvese vermeye çalışan. Diğer bir ifadeyle birincisinde başaramadığında vesvese vermek için tekrar tekrar ikinci, üçüncü, dördüncü defa gelenin şerrinden Allah’a sığınırım.

6- “gerek cinlerden ve gerek insanlardan olan şeytanlardan”  Yani diğer bir ifadeyle vesvese verme işini ister cin şeytanları yapsın, isterse insan şeytanları yapsın, bu surede onların her ikisinden de Allah'a sığınılması telkin edilmiştir.

İnsanların olumsuz düşüncelerinden ve öfke anında  Rabbe sığınma:

Allah Resulü Mekke'de islamı davet ederken şiddet baskı kötü muamele karşısında , Araf 7/199 nazil olur.

Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir

Ey Rabbim öfke anında ne yapayım? der. Araf 200

Eğer şeytan seni şaşırtacak olursa hemen Rabbine sığın emri nazil olur.

 

Kulluk anında ve imanı korumada şeytandan Allah'a sığınmak:

Şeytan Allah'a şükreden kullara pusu kurar:

Araf 7/16

Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.”

İnkarcılar zor anlarda Allah'a sığınır:

Yunus 10/22

O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.

Her zaman Allah'a sığınmak:

İbni Abbas'tan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber Hz. Hasan ile Hüseyin için dua ederek şu sözlerle (onların başına gelebilecek kötülüklerden Allah'a sığınırdı. "Her türlü şeytandan, haşereden, kem nazardan Allah'ın sonsuz iradesine ve hükmüne sığınırım. sonrada "Atanız İbrahim de bu duayı oğulları İsmail ve İshak için yapardı." derdi. (Buhari enbiya 10)

-Tam kelimesinden kasıt Allah'ın ol demesiyle her şeyin vuku bulmasıdır.

Borçtan Allah'a sığınmak:

Hz. Aişe peygamberimizin en çok günaha girmekten ve borçtan Allah'a sığındığını nakleder.

Müminlerin annesi Ey Allah'ın Resulü borçtan ne kadar çok Allah'a sığınıyorsunuz sorusuna,

"Borçlanan konuşur ama yalan söyler. Söz verir ama sözünü yerine getirmez. buyururlar.

Sığınmayı ifafe eden duaları Peygamberimiz Müslümanlara diğer ibadetler gibi öğrettiği hususlardı.

Şekel İbni Humeyd radıyallahu anh şöyle dedi:

- Yâ Resûlallah! Bana bir dua öğret! dedim. Bunun üzerine bana:  Allahım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve cinsel organımın şerrinden sana sığınırım, de” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Vitir 32; Tirmizî, Daavât 74.)

Zeyd bin Erkam şöyle demiştir. Ben size sadece Resulullahın öğrettiğini öğretiyorum. O şöyle derdi. " “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, ihtiyarlığın bunaklığından, kabir azabından Sana sığınırım. Allah’ım! Nefsime takva bilinci -Sana karşı sorumluluk bilinci- ver, nefsimi günahlardan temizle. Sen temizleyenlerin en hayırlısısın sen o nefsin dostu ve mevlasısın. Allah’ım! Doymayan aç gözlü nefisten,

korkmayan kalbten, faydasız ilimden ve kabul olunmayan duadan Sana sığınırım.” (Buhârî, Deavat: 38; Müslim, Zikir Dua: 18)

Hz. Aişe anlatıyor: Bir gece Allah resulünü yatakta bulamadım onu el yordamıyla aramaya başladım. o sırada elim ayaklarının tabanına değdi. Ayaklarını dikmiş vaziyette secde halindeydi ve Allah'ım gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana tüm öğütleri saysam yinede bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin diye dua ediyordu."

Ebu Hüreyreden Rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber Şöyle dua ediyordu: "Allah'ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım."

İnsanlığın en büyük açmazı Allah'tan uzaklaşmak.

Her türlü maddi imkana ramen insanlık hayatın anlamını yitirmiştir.

-En kötüsüde inananların bu açmaza düşmeleridir.

İstiaze endişelerimizden korkularımızdan  kurtulma, istemediğimiz her türlü kötülükten Allah'a sığınma Ahlakjlı olma ve Ahlaklı kalma çabasıdır.

Peygamberimizin bize öğrettiği istiaze duası:

Allah'ım Peygamberin Hz. Muhammedin senden istediği hayırlı şeyleri biz de istiyoruz. Peygamberin Hz. Muhammedin  sığındığı kötü şeylerden biz de sana sığınıyoruz. Yardım sendedir vve varış sanadır. Güç ve kuvvet sadece senin yardımındadır. Tirmizi de

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Diyanet İşleri Başkanlığı Resmen Cumhurbaşkanlığına Bağlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı Resmen Cumhurbaşkanlığına Bağlandı
Türkiye Diyanet Vakfı Antalya Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu hizmete girdi
Türkiye Diyanet Vakfı Antalya Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu hizmete girdi