Advert
BERAT KANDİLİ
Halis YILMAZ

BERAT KANDİLİ

Advert

BERAT KANDİLİ

 

AYET : DUHAN SURESİ 1-4. AYETLER

 

حم:وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ:إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍمُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ:فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ:أَمْراً مِّنْ عِندِنَا إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ:رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّهُ هُوَالسَّمِيعُ الْعَلِيمُ:

 

           MEALİ :

 

     1-)  “Ha mim!”

     2-) “(Helal ile haramı ve sair hükümleri) açıkça bildiren (bu) kitaba yemin ederim ki,”

     3-) “Hakikat, biz O’nu mübarek bir gecede indirdik. Gerçek; biz (O’nunla kâfirlerin uğrayacakları azabı) haber vericileriz.”

     4-)  “(O bir gecedir ki) Her hikmetli iş o mübarek gecede ayırt edilir.”

 

     Bu gece Şaban ayının 15. gecesidir. Bu gecenin adı BERAT GECESİDİR. Bu gece zamanlar içinde müstesna bir zamandır duaların kabul edildiği, Peygamberimiz (SAV)’in ümmetinin tamamına şefaat etme yetkisini aldığı gecedir. Berat gecesi, bir mümin olarak önemsememiz ve değerlendirmemiz gereken pek yüce bir gecedir. Bu gecenin 5 büyük hasleti vardır. Bunlar şunlardır:

                     1-)  Her işin tefriki

                     2-)  Nüzul-u Rahmet

                     3-)  Husül-ü Mağfiret

                     4-)  Şefaat hakkının tamamının verilmesi

                     5-)  Bu gecede yapılan ibadetin fazileti

     1-)  HER İŞİN TEFRİKİ: Allah, insanlar için koyduğu son emirleri ve yasakları ihtiva eden Kur’an-ı Kerim’i Cebrail (AS) vasıtası ile Peygamberimiz (SAV)’e indirdi. Bir Ramazan ayı Kadir gecesinden başlayarak 23 yıllık zaman dilimi içerisinde Peygamberimiz (SAV)’e getirdiği Kur’an ayetlerini, Cebrail (AS) acaba nereden alıyordu. Kur’an-ı Kerim, Levh-i Mahfuz’dan, dünya semasına bu gecede indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim bu gecede Levh-i Mahfuz’dan KÜL halinde (TOPTAN) dünya semasına, oradan da kısım kısım Peygamberimiz (SAV)’e indirildi. Bu gecenin mübarek olması bundan dolayıdır. Ayrıca bu mübareklik, o gece meleklerin inmesinden, ilahi rahmetin feyiz anından, duaların kabul ve icabet olunmasından, nimetlerin taksim ve kazaların bölünüp ayrılmasındandır.

     Cebrail (AS), Peygamberimiz (SAV)’e indirdiği Kur’an ayetlerini ve surelerini dünya göğündeki bilmediğimiz ve bilemeyeceğimiz hususi yerinden alıyordu. Berat gecesi, Kur’an-ı Kerim’in ilahi bilgilerin mekânı olan yedinci gökteki Levh-i Mahfuz’dan Cebrail (AS)’ın aldığı ve dünya göğündeki özel mekânına bir bütün halinde indirdiği bir gerçektir. Bunun için Berat gecesi Kur’an’la ilgili bir gecedir.

     Dünyamızdaki tabiat düzenini, ihtişamını, hiç düşündük mü? Yağmurlar, karlar yağar. Kasırgalar, depremler meydana gelir. Kara toprakta bin bir çeşit renk ve kokuda mahsuller meydana gelir. Denizlerde ve karalarda çeşitli varlıklar meydana gelir, doğar ve ölür. İnsanlarda da doğumlar ve ölümler birbirini takip eder. Yeryüzündeki bütün bu olaylar programlımıdır yoksa bu olayların bir düzenleyicisi ve görevlileri var mıdır? Sayılamayacak kadar çok ve çeşitli olan bu olaylar, planlı ve görevlileri varsa, planların hazırlandığı ve görevlerin belirlendiği bir zaman var mıdır?

     Bütün olaylar, kader programı çerçevesinde yıllık planlar halinde programlıdır. Vazifelileri de meleklerdir. Berat gecesi de gelecek bir yıl içinde doğum, ölüm, rızıklar ve tabiat olayları gibi meydana gelecek bütün olayların programlandığı zamandır. Gelecek bir yılımızla ilgili hayat programımızın düzenlendiği gecedir.

     İbni Abbas (RA) şöyle der: “Cenab-ı Hakk’ın bütün kazaları Şaban’ın nısf gecesinde (15. gecesi) memur meleklere teslim edilir. Bazılarına göre Berat gecesi emirlerin Levh-i Mahfuz’dan istinsahına başlanır, kâtipler bu geceden gelecek seneye müsadif aynı geceye kadar olan vakaları yazar ve bu Kadir gecesi bitirilir de rızıklara ait nüsha Mikail (AS)’a, zelzelelere, saikalara, çöküntülere ait nüsha Cebrail (AS)’a, amellere ait nüsha İsrafil (AS)’a, musibetlere ve ölümlere ait nüsha da Azrail (AS)’a teslim edilir.”

     2-)NÜZUL-ÜRAHMET: Peygamberimiz(SAV) bir hadislerinde şöyle buyuruyor:

عن علي بن أبىطالب قال:قال رسول الله (صعلم):إذاكانت ليلة النصف من شعبان فقومواليلهاوصوموانهارهاوإن الله ينزل فيها لغروب الشمس إلىسمآءالدنيافيقول:ألامن مستغفرلىفأغفرله،ألامسترزق فأرزقه ألامبتلافأعافيه ألاكذاألاكذاحتىيطلع الفجر.

      “Şaban’ın 15. gecesi (Berat gecesi) ibadetle kaim olun ve gündüzünde ise oruç tutun. Muhakkak ki Allah Teala’nın rahmeti, güneşin batışında dünya göğüne nüzul eder de şöyle buyurur: Agâh olun ey kullarım, istiğfar eden yok mu? Onu mağfiret edeyim, Rızık isteyen yok mu? Onu rızıklandırayım, bir şeye müptela olan yok mu? Ona afiyet vereyim. Bir şey isteyen yok mu? Ona istediğini vereyim. Ve bu şekildeki hitapları fecir sökünceye kadar devam eder, gider.”

     Bir başka hadislerinde de:

أتانىجبريل عليه السلام فقال:هذه ليلة النصف من شعبان ولله فيه عتقآءمن

الناربعددشعورغنم كلب ولاينظرالله فيهآإلىمشرك ولآإلىمشاحن ولآإلىقاطع رحم ولآإلىمسبل ولآإلىعاق لوالديه ولآإلىمدمن خمر.

      “Allah (CC), Şaban’ın 15. gecesinde (Berat gecesi) bütün halkı mağfiret eder. Müşrik ile müşahin (din kardeşine bozuk yürek taşıyan, kavgacı, nifak sokucu olanı) mağfiret etmez.” buyurur.

     Hz Aişe (RA) rivayet eder: “Şaban ayının 15. gecesi olduğunda Rasülüllah (SAV) benim yanımdan sessizce ayrılıp gitmişti. Kendimce Rasülüllah (SAV)’in başka bir hanımının yanına gittiğini düşündüm. Odamın içinde Rasülüllah (SAV)’i aramaya başladım. O sırada elim, mübarek ayağına dokundu. Hâlbuki kendileri secdede idiler. Orada duasına kulak verip ezberledim. Sabaha kadar ibadet ve taatten kalkmayıp, ayakta ve oturarak devam etti. Hâlbuki ayakları yorulmuş ve ağrımıştı. Ben de Rasülüllah (SAV)’in ayağını hem sıkar hem de: Anam babam sana feda olsun Ya Rasülallah (SAV), Allah Teala senin geçmiş ve gelecek kusurlarını bağışlamadı mı? Derdim. Rasülüllah (SAV): Ey Aişe, şükredici bir kul olmayayım mı? Ey Aişe sen bu gecede ne olduğunu bilir misin? Buyurduğunda Ben: Bu gecede ne vardır Ya Rasülallah, bu gecenin diğer gecelerden üstünlüğü nedir? Dedim. Buyurdu ki: Bu sene içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amel ve işleri Allah’ın huzuruna çıkarılır.

     Ya Rasülallah (SAV), Herkes ancak Allah’ın rahmetiyle cennete girer dedim. Evet, herkes ancak Allah’ın rahmetiyle cennete girer buyurdular. Siz de mi Ya Rasülallah? Dediğimde: Ben de Allah’ın rahmeti olmadan cennete giremem, ancak kendi tarafından beni rahmetine daldırması ile girerim buyurup ellerini başına ve yüzüne sürdüler.”

     3-) HUSÜL-Ü MAĞFİRET: Hz Aişe (RA) anlatıyor: Bir gece Peygamber (SAV), yanımdan ayrılıp gitmişti. O’nu aramak üzere çıktım. Başını göğe kaldırmış olduğu halde kendisini Cennet-ül Baki’de buldum. Beni görünce: “Ey Aişe, Allah ve Rasülü’nün seni bırakmış olmasından mı korktun?” buyurdu. Ben de: “Hayır, diğer eşlerinizden birinin yanına gittiğinizi sandım.” dedim. Bunun üzerine Peygamber (SAV): “Allah Şaban ayının yarısında geceleyin dünya semasına tecelli eder. Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca çok kimselerin günahlarını affeder.” buyurdular.

     Yine Hz Aişe (RA) anlatıyor: Peygamber (SAV) benimle beraberdi. Beraberce yattık. Gece yarısı uyandım, baktım ki yanımda yok. Hâlbuki o gece benimle kalacaktı. Nereye gitmişti? Merak ettim. Diğer eşlerine sordum. Onların evlerinde de yoktu. Belki kızına gitmiştir diyerek Hz Fatıma’nın (RA) evine vardım. Kapıyı çaldım. Hz Ali (RA): Kimsin? Dedi. Ben: Aişe’yim dedim. Ey müminlerin annesi, bu saatte burada ne arıyorsun diyerek kapıyı açtılar. Rasülüllah (SAV)’i arıyorum deyince merak edip, Hasan ve Hüseyin ile Fatıma (RA) da kalkarak kapıya geldiler. Sakın mescide olmasın dediklerinde: Ben oraya baktım orada yoktu. Diğer hanımlarına da baktım, onlarda da yoktu. Deyince Hz Ali (RA): Öyleyse muhakkak Cennet-ül Baki’dedir. Dedi. Hep beraber kalkıp Cennet-ül Baki’ye vardığımızda, kabristanda bir nur parladığını gördük. Hz Ali (RA): İşte bu nur, Peygamber (SAV)’in nurudur. Dedi. Nurun yanına vardık ki, peygamber (SAV) secde etmiş ağlamakta idi. Bizim geldiğimizin farkına bile varmamıştı. Secdesinde tazarru ediyor, yalvarıyor ve Rabbine şöyle diyordu. “Eğer onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları mağfiret edersen muhakkak ki sen her işinde aziz ve hâkimsin.” Ehl-i Beyt’in geldiğinin fark edince, mübarek başını secdeden kaldırdı. Hz Fatıma (RA): Ey benim canımdan aziz babam, ne oldu sana? Bir düşmandan zarar mı gördün? Senin arştan yüce gönlünü mü kırdılar? Yoksa Allah’tan vahiy mi nazil oldu? Diye sordu. Rasülüllah (SAV) cevabında: Hiç kimseden cefa görmedim, Vahiy de nazil olmadı. Lakin bu gece Berat gecesidir. Bu gece Rabbimde ümmetimi istiyorum. Dedi. Ve bana döndü: Ey Aişe; kıyamet kopsa da bu gece beni secdede Rabbimden ümmetimi isterken bulurdun. Dedi. Sonra hepimize dönüp: Ey benim ehl-i beytim, eğer benim rızamı istiyorsanız, bana yardımcı olun. Benimle beraber bu gece secde ediniz. Benimle beraber yalvarınız ve dua ediniz. Biz de secde edip, tanyeri ağarıncaya kadar Ümmet-i Muhammed için ağladık, yalvardık niyaz ettik.”

     Asıl ağlamak ve yalvarmak bize düşer. Onlar bizim için ağladılar. Layık olan bizim kendimiz için ağlamamızdır. Yalvarmamızdır ki, günahkâr, asi kişileriz. Bu günahlarımızdan arınmak, temizlenmek, Allah’ın affına ve mağfiretine nail olmak için bu gece çok çok ağlamamız, yalvarmamız, O’nun af ve mağfiretini talep etmemiz icap eder. Allah’ın rahmet ve mağfireti olmasa bizim için dünya ve ahirette huzur ve saadet olamaz. Biz kendi kendi çalışmamız ve gayretimizle bunları elde edemeyiz. Bu fırsatları kaçırmayalım, değerlendirelim. Ağlayalım, yalvaralım ve bu gece kendimizi affettirelim inşallah.

     4-) PEYGAMBERİMİZ (SAV)’E ŞEFAAT HAKKININ TAMAMININ VERİLMESİ: Toplum hayatı yaşayan insanlar arasında aracılığı reddolunmayan, isteği kabul gören insanlar var mıdır? İnsanlar arası ilişkilerde, özellikle karşılanabilecek taleplerin geri çevrilmediği özel zamanlar vardır. Acaba Allah katında taleplerin karşılandığı kutsal zamanlar var mıdır?

     Bütün insan toplumlarında suçluların serbest bırakıldığı genel af günleri vardır. Acaba Allah katında da tarihi belirli af günleri ve geceleri var mıdır? Allah katında aracılığı (şefaati) red olunmayan, istekleri mutlaka kabul gören kullar elbette vardır. Peygamberimiz (SAV) bu kulların başında gelir. O’nun kabul olunan ve bizimle ilgili bulunan dualarından biri ve bizim için en önemli olanı da Berat gecesi hatırasını taşır.

     Çünkü Peygamberimiz (SAV), Şaban ayının 13. gecesi ümmeti hakkında şefaat istemiş, bu şefaatin 1/3’ü verilmiştir. 14. gecesi yine istemiş, 1/3’ü daha verilmiştir. 15. gecesi olan Berat gecesinde de istemiş, ürkek devenin sahibinden kaçtığı gibi Allah’a kulluk etmekten kaçanların dışında O’na bütün ümmetine şefaat etme hakkının tamamı verilmiştir.

     Nasır b. Said (RA)’ın rivayetine göre Peygamberimiz (SAV) şöyle anlatıyor: “Şaban’ın 13. gecesi idi. Cebrail (AS) bana geldi: Ya Rasülallah (SAV), Kalk bu gece Şaban ayının 13. gecesi teheccüd vaktidir. Duaların kabul olduğu vakittir. Allah’tan ümmetine şefaat talep et. Zira senin muradın budur. Dedi. Ben de kalktım ve tan yeri ağarıncaya kadar Rabbime niyaz edip ümmetimi diledim. Cebrail (AS) nazil olup: Müjde Ya Rasülallah, Allah (CC); sana selam etti ve sana ümmetinin 1/3’ünü bağışladı. Dediğinde ben: Ya Cebrail, bana kalan 2/3’ünden haber ver, onlar ne oldular ve ne olacaklar dediğimde Cebrail: Ben onların ahvalini bilmem. Dedi.

     Şaban ayının 14. gecesi idi. Cebrail yine nazil olup: Ya Rasülallah, kalk teheccüd vaktidir. Ümmetini Hakk’tan dile. Bu gece Allah’ın rahmetinin taştığı bir gecedir. Dedi. Ben de kalktım, tan yeri ağarıncaya kadar ibadet edip, ümmetimi Rabbimden diledim. Cebrail gelip, bana ümmetimin 2/3’ünün bağışlandığının haber verdiğinde ben yine ağladım ve Ey Cebrail, geride kalan 1/3’ü ne oldu dediğimde, Ben bilemem Ya Rasülallah dedi ve gitti.  Şaban Ayının 15. gecesi yani berat gecesinde Cebrail (AS) tekrar nazil olup: Kalk Ya Rasülallah, Bu geve Berat gecesidir dedi. Ben de kalkıp ibadet edip Rabbimden ümmetimi diledim. Cebrail (AS) nazil olup: Müjde Ya Rasülallah, Allah (CC) bütün ümmetini sana bağışladı. Zira senin ümmetin muvahhittir (Ehl-i Tevhiddir) Allah’a şirk koşmazlar. O’nu tevhid ederler. İşte La ilahe illallah’ın nuru ve senin şefaatinle cümlesini sana bahşetti. Bu gece öyle mübarek bir gece ki, sana ve senin ümmetine olan Allah’ın ikramını gör. Bak semaya, mübarek başını kaldır, neler göreceksin? Dediğinde bir de baktım ki, semavatın kapıları açılmış, âlem başka bir âlem olmuş. Bütün melekler, birinci kat semadan ta arşa kadar secdede, benim ümmetim için istiğfar ediyorlar. Her semanın kapısından bir melek nida ediyordu.”

     BİRİNCİ KAT SEMADAKİ MELEK: Bu akşam Rabbine rükû edene ne mutlu, ne kutlu diyor, mağfiretle müjdeliyor, cennetle tebşir ediyordu.

     İKİNCİ KAT SEMADAKİ MELEK: Müjde olsun bu gece Rabbine secde edene. Ne mutlu o kişiye ki Rabbini hoşnut etti. Diyordu.

     ÜÇÜNCÜ KAT SEMADAKİ MELEK: Müjde şu kimseye ki, bu gece Rabbini zikrediyor. Diyordu.

     DÖRDÜNCÜ KAT SEMADAKİ MELEK: Ne mutlu ve ne kutlu o kişiye ki, Rabbine dua ediyor. Diyordu.

     BEŞİNCİ KAT SEMADAKİ MELEK: Müjde bu gecede Allah korkusu ile ağlayan göze diyordu.

     ALTINCI KAT SEMADAKİ MELEK: Müjdeler olsun bu gece hayırlı amel işleyene diyordu.

     YEDİNCİ KAT SEMADAKİ MELEK: Kullara müjde, bu gece Kur’an okuyana müjde dedikten sonra, isteyin, Rabbinizden isteyin. İsteyen yok mu? İstediği verilsin. Dua ediniz, dualarınız kabul edilsin. Tevbe ediniz ki tevbeleriniz kabul edilip bunun nimetine ersiniz. Müstağfir olunuz (istiğfar ediniz) ki, af ve mağfiret edilesiniz. Diyordu.

     Şu halde, bu geceyi boş geçirmeyelim, ibadet ve taatla değerlendirelim. Bol bol tevbe istiğfar ederek günahlarımızın affını isteyelim.

     5-) BU GECEDE YAPILAN İBADETİN FAZİLETİ: Peygamberimiz (SAV) şöyle buyuruyor: “Allah, şu beş gecede yapılan duaları kabul eder, reddetmez:

     1-)  Cuma gecesi

     2-)  Aşure gecesi

     3-)  Berat gecesi

     4-)  Ramazan Bayramı gecesi

     5-)  Kurban Bayramı gecesi”

     Bir başka hadislerinde de: “Allah Teala hazretleri, Şaban ayının yarısı (Berat) gecesinde dünya semasına iltifat ve rahmetiyle tecelli ederek, KELB kabilesinin koyunlarının kılları sayısından çok kimseleri afv-ü mağfiret buyurur.”

     Bir diğer hadisleri de şöyledir: “Peygamberimiz (SAV) Hz Aişe’ye hitaben: “Ey Aişe, bu gece hangi gecedir?” buyurduğunda Hz Aişe validemiz der ki: Allah ve Rasülü daha iyi bilir.” Bu gece Şaban ayının 15. gecesidir ki, bu gece dünyada yapılan ameller ve kulların işleri çıkarılıp, Allah’a arz olunur. Bu gece Allah’ın cehennemden azad ettiği insanların sayısı, Beni Kelp Kabilesinin koyunları sayısıncadır. Yani çok fazladır. Sen şimdi bu geceyi ibadetle geçirmem için bana izin verir misin?” buyurduğunda: Elbette dedim. Rasülüllah (SAV) hemen namaza kalktı. Kıyamda fazla durmayıp, fatiha ve kısa bir zammı sureden sonra, gece yarısına kadar secdede kaldı. Sonra ikinci rekât için kalktı. Bunda da birinci rekâttaki gibi okuyup, secdeye indi. Secdesi sabaha kadar uzamış, kendinden o kadar geçmişti ki, ruhu kabzolunmuş sandım. Yanına yaklaştım, mübarek ayağına dokundum. Hareket etti ve secdede: “Allah’ım, cezandan affına sığınırım. Gazabından rızana güvenirim. Sana senden sığınırım. Senin senan büyüktür. Fakat seni hakkıyla övmekten acizim.” deyip yalvardığını ve sena ettiğini işittim. Ya Rasülallah (SAV), secdede bazı şeyler söylüyordun. Hâlbuki başka zamanlarda bunları sizden duymamıştım dediğimde: “Ey Aişe söylediğim şeyleri öğrendin mi?” buyurdu. Evet dedim. “Siz onları öğretiniz, zira Cebrail (AS), onları secdede zikretmemi bana emretmişti.” buyurduğunu bildirmiştir.

     Peygamberimiz (SAV) buyuruyor ki: “Şaban ayının 15. gecesi (Berat gecesi) Cebrail (AS) bana gelerek dedi ki: Ey Muhammed (SAV), bu gece bütün gökyüzü ve rahmet kapıları ardına kadar açılır. Kalk, namaz kıl, sonra da başını ellerini gökyüzüne dikerek Allah’a yalvarıp, yakar. Cebrail (AS)’ın bu sözleri üzerine ben de şu soruyu sordum: Ey Cebrail (AS), Bu gecenin anlam ve önemi nedir? O da cevaben: Bu gece gökyüzünde 300 tane rahmet ve mağfiret kapısı açılır. Yüce Allah da kendisine ortak (şirk) koşanların dışında bütün müminlerin günahlarını bağışlar. Yalnız şu kimseleri bağışlamaz:

     1-)  Sihirbazları

     2-)  Gaipten haber verenleri

     3-)  Devamlı olarak içki içenleri

     4-)  Zina edenleri

     5-)  Faiz yiyenleri

     6-)  Ana-babasına karşı gelenleri

     7-)  Söz taşıyanları

     8-)  Yakınları ve dostları ile ilgi ve ilişkilerini kesenler

     İşte bunlar, işledikleri kötülükleri terk edip, tevbe ederek Allah’a yönelmedikçe affedilmezler.” Allah (CC) bir ayetinde şöyle buyuruyor:

 

وَهُوَ الَّذِي يَقْبَلُ التَّوْبَةَعَنْ عِبَادِهِ وَيَعْفُو عَنِ السَّيِّئَاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ:

 

       “O,kullarının tevbesini kabul eden, kötü hareketlerini (tevbe ile) bağışlayandır.”     (ŞURA SURESİ – 25.AYET)

     Hasan-ı Basri (RA), Şaban’ın 15. günü evinden çıktığını görenler, onun halini kabirden çıkarılmış bir kimseye benzetirlerdi. Zira mübarek yüzü çok solgun, bakışları çok durgundu. Kendisine: Ey Hasan-ı Basri, yüzündeki bu üzüntü, halindeki bu değişiklik nedendir? Dediklerinde: “Allah’a yemin ederim ki, denizde gemisi parçalanıp batan kimsenin derdi ve musibeti, benden çok değildir.” buyurdu. Niçin? Dediklerinde de: “Çünkü ilm-i yakın ile biliyorum ki, günahım vardır. Sevabımdan ise korkmaktayım. İyiliklerimin kabul veya red olunacağını bilemiyorum.” cevabını vermiştir.

     Allah’ın rahmet kapılarını açarak kullarını af, mağfiret ve rahmetine gark etmek için vesile kıldığı, füyuzat-ı ilahisini coşturduğu bu mübarek ayın, gün ve gecelerini ganimet bilerek; “Benden isteyiniz ki vereyim” va’d-i sübhanisi’ne icabet edelim. Bu gece ibadet ve taatla, tevbe ve istiğfarla, zikirle, Peygamberimiz (SAV)’e salât-ü selam getirmekle, Kur’an okumakla, dua ve niyazla meşgul olalım, geceyi böyle değerlendirelim. İnanalım ki, Allah (CC) bizim dileklerimiz ihsan buyuracak ve bizleri bağışlayacaktır. Çünkü Berat gecesi, müminler için bir kurtuluş ve arınma gecesidir.

     Allah Teala bu gece mümin kullarına rahmet nazarıyla tecelli eder, mağfiret dileyenleri affeder, helal rızık isteyenleri rızıklandırır. Dert ve musibete uğrayanlara devalar ve şifalar ihsan eder. Hâsılı, kendisine boyun bükenlerin boyunlarını bükük, el açanların ellerini boş bırakmaz.

     Bu mübarek gecede, günahlarımızı gözümüzün önüne getirelim. Ağlayalım, yalvaralım, gözyaşı dökelim. Berat gecesinin nurani kıymetleri üzerinde uyanık olalım. Şerefli ve feyizli saatlerini ganimet bilelim. İlahi ganimetlere, mağfiretlere, rahmetlere, cennetlere koşalım. Ahlak-ı Muhammedi ile süslenelim. Allah’tan korkalım, emirlerini yerine getirelim. Zira takva yolu, saadet ve selamete götürür. Raydan çıkmak, isyanlar, günahlar da kıyamet karanlıklarını getirir. İmansızlık, nedamet ve pişmanlıktır.

     Senelik vukuatın hükme bağlanacağı bu gecede: Rabbinizden hayırlar, feyz-ü bereketler, inayetler isteyin. Nefsiniz, aileniz, hısım ve akrabanız hakkında ve bütün müminlerin refah ve saadetleri hususunda ısrarla dua ediniz. İyi biliniz ki, ihya olunan kandil geceleri, mezar karanlıklarının cennet avizeleridir.

     Berat gecesinden sonraki günler ve gecelere de dikkat ediniz. Zira onlar, nur kaynağımız olan Ramazanımızın mukaddes davetiyeleridir. Ramazan neşesiyle imanlı adımlarınız hızlanmalı, hayırlarınız çoğalmalı, dini muhabbetiniz ve hakka sadakatiniz artmalıdır. Dünyanın gel-geç nimetleri, fani parıltıları sizi ebedi saadet cennetlerinden alıkoymasın. İlahi nimetlerle beslenen varlığınızı, günahların zehirli dişlerine parçalatmayın. Ahiret gıdalarınızı, hasret lokmaları yapmaktan kaçınınız. İman ve Salih amel sermayenizi, şeytanlara kaptırmaktan sakınınız. İman bahçelerinizi isyan rüzgârlarıyla soldurmayınız ki, edebi bahar cümbüşlerini göresiniz. Allah’ın kapısını kulluk niyazlarıyla çalınız. Zira muratlar sadece oradan verilir.

                  İHYASI :

     1-)  Kaza namazı

     2-)  Kur’an-ı Kerim tilaveti

     3-)  Tevbe- istiğfar

     4-)  Dua

     5-)  Zikrullah

     6-)  Teheccüd namazı

 

KAYNAK :  MÜMİNLERE VAAZ VE İRŞAD        MEHMET ALTUNKAYA 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Diyanet İşleri Başkanlığı Resmen Cumhurbaşkanlığına Bağlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı Resmen Cumhurbaşkanlığına Bağlandı
Türkiye Diyanet Vakfı Antalya Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu hizmete girdi
Türkiye Diyanet Vakfı Antalya Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu hizmete girdi